Hem ne vakit Risale-i Nur'a ilişilmişse, bir nevi umumî korku başlamış görüyoruz. Demek bu vatanın belalardan muhafazası için Risale-i Nur bir kat'î vesiledir. 

                                                                                                            Emirdağ-1 - 25

Lemalar'daki TAHRİFLER:

Mesnevi-i Nuriye'deki TAHRİFLER:

iDDİA EDİLDİĞİ GİBİ 1959 Basım ESAS alınmamıştır. (link)

Download
BU Dosya güncelleniyor
Tesbit edilen TAHRİFLER.docx
Microsoft Word Dokument 22.1 KB



"Havuz" "zayıf" "kale" "altın" "keşke" "mukaddime" "amame" gibi kelimelerin niçin SADELEŞTİRİLDİĞİ sorusuna Hizmet Vakfının verdiği CEVAB:

 

‘’Edebiyatçılarla yapılan imla ve parağraf çalışması esnasında standartlaştırılan kelimelerdendir. Çünki evvelce külliyatta hem zaif hem zayıf, hem havz hem havuz, hem kal'a hem kale, hem keşki hem keşke, hem mukaddime hem mukaddeme, hem ımame hem amame kelimeleri bulunuyordu; bunlar hep tek imlaya getirildi.’’ (17.08.2016)

  

 

Evet, bazı ibareler belki EDEBİYAT denilen şeye tam muvafık düşmüyormuş. Bunda da isabet var. Çünki EDEBİYAT satılmıyor, Kur'an'dan nurlar gösteriliyor. Bu fakir kardeşiniz bu Sözler'i okuduğum zaman, üstadımı temsil eder bir hâl alıyorum. Tabiratınızla, şivenizle okumak bana o kadar zevkli, lezzetli geliyor ki, tarif edemem. Onun için bir harfe dokunmayı azîm bir günah işliyor telakki ediyorum.

Barla Lahikası ( 62 )

 

Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan'ın وَمَا اَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ اِلاَّ بِلِسَانِ قَوْمِهِ kavl-i şerifinin îma ve işaratından şu devrede Türk lisanının sadmeler geçirmesine bakılırsa, "Risale-i Nur", Türkçe'de, lisan üzerinde de imam olacağına; yani yarın hâlis Türkçe olan Risale-i Nur'un kesb-i imtiyaz edip diğerlerini terkedeceklerine dair işaret-i Kur'aniyedendir demiş olsam hata etmemiş olurum zannederim.

Emirdağ Lahikası-1 ( 99 )

 

Şualardaki TAHRİFLER !

Hasan Feyzi'nin Sikke-i Tasdik-i Gaybî'den aldığı bir ilham ile Risale-i Nur hakkında ve o nurun menbaı ve esası olan Nur-u Muhammedî (A.S.M.) ve hakikat-ı Kur'an ve sırr-ı iman tarifinde bu kasideyi yazmıştır.

 

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

يُرِيدُونَ لِيُطْفِؤُا نُورَ اللّٰهِ بِاَفْوَاهِهِمْ وَاللّٰهُ مُتِمُّ نُورِهِ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ

 

Emirdağ Lahikası-1 ( 112 )

 

BU Kasideyide ''Tahrif Heyeti''(!) tehcir ve tağyir etmiştir! 

 

 

Onları TEHCİR ve TAĞYİR etmek, bütün mezar taşlarını hakketmektir; bu tahkire karşı titreyen mezaristandaki ehl-i kuburu aleyhlerine döndürmektir.

Mektubat ( 434 )

 

 

''Emirdağı Çiçeğindeki'' Tahrifler

 

Hizmet Vakfı tarafından İddia edildiği gibi 1959 Basım DEĞİL,

hususan 15. Sözde

Yeni Asyanın TAHRİFLİ Nüshaları ESAS ALINMIŞTIR!

 

YAPILAN DÜPEDÜZ TAHRİFTİR !

 

Zira pekçok osmanlıca Kelimeler SADELEŞTİRİLMİŞTİR:

Download
YENİ ASYANIN TAHRİFATI DİYANET YOLUYLA E
MP3 Audio Datei 71.6 MB

Bize KİTABLARIMIZIN ASLİYETİNİ DİYANET RİYASETİ ögretmeyecek

Diyanetin ''tahkik heyeti'' Nurları SESSİZSEDASIZ SADELEŞTİRMİŞ ve ''orjınal metin'' olarak Envara (hem matbu hem android programı), bu şekilde TAB ETTİRİYOR !

 

 

  1. Pekçok Osmanlıca Kelimeler tüm külliyatta SADELEŞTİRİLMİŞ

  2. Üstadımızın Rızası olmadığı halde ''Münafıklar bahsi'' latince İşaratu-l İ'cazda Tab ediliyor.

  3. Şualar Kitabından 118 sayfa ÇIKARTILMIŞ.

  4. Asa-yı Musa'dan 25 sayfa ÇIKARTILMIŞ.

 

 

Diyanet Riyasetinin bir tahkik heyeti kurarak ''belirlediği'' Risale-i Nurun orjinal (!) metinini bugüne kadar TAB edilen KİTABLARLA karşılaştırdık: Altmış seneder Varis ve Neşriyatta Vekil Ağabeyler tarafından TAB edilen KİTABLARIMIZIN yeni bir tanzim ile ASLİYETİNE VE AYNİYETİNE MÜDAHELE EDİLMİŞTİR.

 

Hususan ENVAR NEŞRİYATIN yeni baskı Külliyatı ve android programındaki yeni baskı Kitablar bugüne kadar basılanların AYNISI değildir. 

 

Diyanet Riyaseti hangi HAKLA ENVAR NEŞRİYATIN  senelerdir neşrettiği TENSİB VE TANZİME karışıyor?? 

 

Yeni bir neşriyat eser ve naşirler heyeti (''tahkik heyeti'') belirlenmesine NURCULAR neden sessiz kalıyor? 

 


 

Sonradan tashih ve tanzim etmeye me'zun değiliz! 

 

Mektubat ( 488 )

 


 

Ayrıca Diyanetin 'Tahkik Heyeti' Üstadın emriyle latince Tab edilen İşarat-ul İ-caza dahil etmediği 'Münafıklar Bahsini' yeni baskı Envar İşarat-ul İ-cazda hem Dib Baskı İşarat-ul İ-cazda hem Envarın Android programında – Üstadımızın vasiyetini çiğneyerek' NEŞRETMİŞTİR ! (S. 88-150 ; Yeni Baskı Envar)

 

(Münafıklar hakkındaki oniki âyetin tefsiri, umumî değil hususî bir ders olduğundan; bilâhere neşredilmek üzere buradan çıkarılmış olup, o bahisten yalnız kizb hakkındaki aşağıdaki parça alınmıştır.)

 

İşarat-ül İ'caz ( 81 )

 

 

“İŞÂRÂT-ÜL İ’CAZ” eserine gelince : Bu kitab ilk tercüme edildiğinde Hz.Üstad, onun eski yazıyla olan şekline Arapçasını da ilâve ile beraberce bir cild içinde neşrettirdi. Fakat bir zaman sonra Arapçasını Türkçesinden ayırdı. Yeni yazı neşir safhasında ise, Bakara Sûresinin baş tarafında münafıkların hâlini tasvir eden oniki âyetin tefsirini neşrettirmedi. Neden neşrettirmediğini bilmiyoruz.

(Abdulkadir Badıllı Risale-i Nurun neşir Tarihçesi)

 

İŞÂRÂT-ÜL İ’CAZ : Münafıklar hakkındaki 12 ayetin tercümesi de bizzat Hz. Üstadımızın emri icabı neşredilmemiştir. Hz. Üstadımız Said Özdemir’e de ayrıca münafıklar bahsini koymamasını ihtar etmişlerdir. Halbuki Hatt-ı Kur’an ile olan da vardır. (Naşirler Ramazan 1986)

 

Risaleler üzerine anladıgını yazmak isteyenler kendileri kendi isim ve resimleriyle ve cisimleriyle diledikleri kadar eser yazabilirler. Eğer yazdıkları şeyleri Üstadımızın adı İLE ve ORJİNAL METİN olarak pazarlamaya kalkarlarsa bu hadsizlik karşısında bizler sessiz kalmayacagız.

 

Diyanet Riyasetinin ŞUALAR KİTABINDA ''orjinal Metin''diye belirlediği  14. Şuadan tam 118 sayfa ÇIKARTILMIŞ ! Bedîüzzaman Hazretlerinin Afyon Mahkemesi müdafaası ve mektubları ve Nur talebelerinin Afyon Mahkemesinde yaptıkları hakikatlı müdafaalar dan teşekkül eden bu HAKİKATLAR MANZUMESİNİ hangi hakla TAHRİF EDİYORLAR?  Hususan Mahkemelerde beraat kazanmış 5. Şua ile alakalı müdafaa Mektubları çıkaran Diyanet tahkik heyetinin amacı nedir?  

 

İnşâallah bir zaman onlar RESMEN neşrine mecbur olacaklar. Fakat İzmir'li hâkimin dediği gibi,"Risale-i Nur GİZLENMİYOR ve başka kitablara benzemiyor ve TEMELLUK edilmiyor, nerede bulunursa bulunsun, ben Nur'dan gelmişim" der.

Emirdağ Lahikası-1 ( 258 )

 

Demek ONLAR yani BİZDEN olmayanlar; yani DİB neşre mecbur olacak...FAKAT ......GİZLEMEYE ve TEMELLUKE çalışacaklar

 

Bilâhere ÜSTADIMIZIN TENSİBİ İLE Ondördüncü Şua Afyon Mahkemesi Müdafaası ve mektubları ve Onbeşinci Şua ise "Elhüccetüzzehra" olarak tesmiye edilmiş ve neşredilmiştir. 

Lem'alar ( 357 )

 

Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, Denizli Mahkemesi Müdafaanamesine bazı LÜZUMLU tayy ve ilâveleri yaparak Afyon Mahkemesine -vahdet-i mes'ele münasebetiyle- aynı müdafaanameyi ibraz ettiğinden, bu Denizli Müdafaanamesinin büyük bir kısmını, Afyon Mahkemesi Müdafaanamesiyle birleştirmiş ve Ondördüncü Şua namını vermiştir

Şualar ( 278 )

 

O halde kim sizi tevkil etmiştir? Fetvayı nereden alıyorsunuz? Hangi hakka binaen ÜMMETİN HAKKI olan KİTABLARA MÜELLİFİNİN TENSİBİNİ ÇİĞNEYEREK PARMAK KARIŞTIRIYORSUNUZ? HATA SAVAP cetvelin çıkartılması dahi KİTABA TERSDİR:

 

Bana ve Nurlara ait kırk küsur sahife ile beraber Hata-Savab Cedveli ve zeyli Posta gazetesine cevabı, herhalde hem yeni harfle, hem eski harfle basmasına, hem Isparta'da hem İstanbul'da, eğer mümkünse burada dahi çalışmak LAZIMDIR. Madem mahkeme aleyhimizde zannettiği mes'elelerini makine ile teksir ediyorlar. Biz dahi aynı mes'elelerini ve doksan sehvi teksir etmek kanunen hakkımızdır, teksir etmemiz lâzımdır. Sonra da büyük müdafaatımla Ahmed Feyzi, Zübeyr, Mustafa Osman, Hüsrev, Sungur, Ceylan gibi arkadaşların itiraznameleri de inşâallah bastırılacak.

Şualar - 537

 

 

Afyon müdafaanamesinin hem BİZE , hem BU NURLARA, hem BU MEMLEKETE, hem ALEM-İ İSLAMA alâkadar ehemmiyetli hakikatları var.

Şualar ( 489 )

 

Büyük bir vüs'at ve külliyeti taşıyan ve Anadolu'da ve İslâm âleminde zuhur edip her tarafta hüsn-ü kabule ve tesire mazhariyetle gittikçe inkişaf ve intişar eden bu eser; KUR'ANIN malıdır, ALEM-İ İSLAMIN ve EHL-İ İMANIN malıdır ve bu vatan ahalisinin İslâmî bir medar-ı iftiharıdır. Bu memlekette hükmeden bir hükûmetin nokta-i istinadı, hem aynı zamanda bütün dünyaya duyuracağı muazzam HAKİKATLAR MANZUMESİDİR..

Tarihçe-i Hayat ( 155 )

 

 

 

Alttaki 118 Sayfa hem Diyanet Riyasetinin Tab ettiği  hem ENVAR NEŞRİYATIN yeni baskısındaki hem ENVARIN android programındaki 14. Şuadan ÇIKARTILMIŞTIR!  

            YANİ eski baskı Envar Neşriyat Şualardan bu sayfalar elenmiş:

            348-375,

           379-380,

           389-398

            400-477 

 

Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın istikbalden haber verdiği bazı hâdiseler, cüz'î birer hâdise değil; belki tekerrür eden birer hâdise-i külliyeyi, cüz'î bir surette haber verir.

Mektubat ( 95 )

 

İngiliz istihbaratçı Hempherin (Lawrence'in) "İslamı nasıl yok edelim" kitabından

"…Fıkıh kitapları saf dışı edilerek, dinin doğrudan Kurandan öğrenilmesi için yönlendirme yapılacak. Sonra, Müslümanları Kurân hakkında şüpheye düşürecek ve içinde noksanlık ve fazlalık bulunan tahrîf edilmiş her dilde Kurân tercümeleri hazırlayıp, diyeceksiniz ki: "Kurân bozulmuş. BIRBIRINI TUTMUYOR." Aynı şekilde, hadisler hakkında da şüphe uyandırılacak. Ayrıca, Arap memleketleri dışında, ezân, namaz gibi ibadetlerin Arapça yapılmasını önleyeceksiniz…"

Birleşik Krallık Müstemlekeler Nazırlığı Ajanı Thomas Edward Lawrence


Demekki HEDEF bundan sonra BIRBIRINI TUTMAYAN Kitablarla süphe ve Nurlar hakkinda vesvese uynadırmak...

 

Hem Diyanet Riyasetinin Risale-i Nuru kalem karıştırarak neşretmesi tezellüldür. Çünkü Diyanetin kalem karıştırması Nurlardan üstün olduğu manasına gelir. Diyanet bir tahkik heyeti kurarark Eserlerin müellifi olan BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİNİN tensibini DEĞİŞTİREMEZ! Nurun izzetine münafidir. 

 

Hakkımda gazete münasebetiyle şimdi ihtar edildi ki: Rus'un cebbar bir kumandanı, gösterdiğin izzet-i imaniye karşısında hiddetini bırakıp tarziye verdiği halde.. Risale-i Nur'un gayet kuvvetli, şahsımın yüz derece fevkinde hâlisane salabet-i imaniye derslerini gören resmî memurlar kalben insafa gelmezler ve inadında devam etseler; elbette Cehennem'den başka hiçbir ceza onları temizlemez. Muvakkat bir ömürde bu azîm hatanın cezası yerleşmez. Çünki bir yağ bozulsa, daha yenilmez. Süt, yoğurt gibi değil. İnşâallah Nurlar onların çoğunu bozulmadan kurtarmış.

Şualar - 526

 

''Madem Hz. Üstad bu şekilde tensib ettiler, bizler de o tanzim ve tensibe sadakat manasiyle aynı neşriyatı devam ettirdik. Hz. Üstadımızdan beri devam edegelen o tanzim bozulmasın ve istikbal nesillerine kadar devam etsin diye aynı tertibi muhafazaya çalıştık.''...

 

Nur risaleleri, çok ağır şartlar ve dehşetli hadiseler içinde, Lillâhilhâmd asliyetini tam muhafaza içinde defalarca neşredilmiş, dahil ve haricte yayılmasıyla Nur-u İslâmiyetin Âlemde yeniden ihyasına Kur’an namına vasıta olmuştur. ''

 

(Varis Ağabeyler RAMAZAN 1986)