ÜSTADA HAKARET !

Tahrif edilmis Sözler (sf. 480)


“O Sözlerde kusur varsa benimsığ anlayışıma aittir..”

ASLI ( Sözler sf. 396 )


“Sözler'de kusur varsa, benimfehm-i kâsırıma aittir.”




 

‘Kâsır fehim” , “sığ” anlayışıma demek değildir.

Ey Said-i kasır, âciz ve fakir! Bilmelisin ki: Senin mahiyet-i nefsinde, nihayetsiz bir kusur, nihayetsiz bir acz, nihayetsiz bir fakr, nihayetsiz bir ihtiyaç, nihayetsiz âmâl dercedilmiş. (Nur'un İlk Kapısı 33)’


‘Ey nefis! Birkaç Sözde kat'î isbat etmişiz ki; asıl mahiyetin kusur, naks, fakr, acizden yoğrulmuştur ki; zulmet, karanlığın derecesi nisbetinde nurun parlaklığını gösterdiği gibi, zıddiyet itibariyle sen, onlarla Fâtır-ı Zülcelal'in kemal, cemal, kudret ve rahmetine âyinedarlık ediyorsun. (Sözler 359)’


‘İbadetin manası şudur ki: Dergâh-ı İlahîde abd, kendi kusurunu ve acz ve fakrını görüp kemal-i rububiyetin ve kudret-i Samedaniyenin ve rahmet-i İlahiyenin önünde hayret ve muhabbetle secde etmektir. (Sözler 41)’

“Kâsır fehim”; Üstadın kendisi için ifadesi; Kurana nisbeten, Peygamber Efendimizin (asm) mi’racına nisbeten, Cenab-ı Hakk’ın tecelli eden Esmasının vahdet ve ehadiyyet cilvelerine nisbeten ifadedir. Kul kimliğinin hissediliş noktasıdır. İnsan, kâsır, aciz, fakir şahsiyetiyle ibadet eder.
“Sığ anlayış”;
Ayrıntıya inemeyen, yeterli olmayan, yüzeyde kalan, "sığ düşünce" derin düşünemeyen 
Bu Üstad değildir. Üstadı hiç anlayamayan, nasipsiz sizin basitliğinizdir..

 

 

 

 

Tahrif edilmis Sözler (sf. 840)


Ey okur! Şunu peşinen itiraf ederim ki; yazıdaki ve nazımdakikabiliyetsizliğimden çok şikayetçiyim…
Nazarı manadan çevirmemek için nazmın kusurlu olması daha iyidir.

ASLI ( Sözler sf. 693 )

Ey kari! Peşinen şunu itiraf ederim ki: San’at- hat ve nazımda istidadımdan çok müştekiyim…
Nazarı manadan çevirmemek için perişan olması daha iyidir.

 

Üstad “istidadımdan çok müştekiyim” diyor. “kabiliyetsizim” demiyor!
Üstadın burada nazara verdiği mananın lafza feda edilmemesidir.
Hakikatin suretini nazmın keyfine göre tağyir etmemektir.

Tenbih: Lafızperestlik nasıl bir hastalıktır.. öyle de; suretperestlik ve üslûbperestlik ve teşbihperestlik ve hayalperestlik ve kafiyeperestlik şimdi filcümle, ileride ifrat ile tam bir hastalık ve manayı kendine feda edecek derecede bir maraz olacaktır. Hattâ bir nükte-i zarafet için veya kafiyenin hatırı için, çok edib edebde edebsizlik etmeye şimdiden başlamışlardır. 
Muhakemat ( 88 )


Öyleyse üstadın lafız-perestliğe meyli ,arzusu ve kaygısı yoktur.