İstişare nasıl olmalıdır?

 

 

 

Ömer Çiçek

 

 

 

 

 

Zübeyir Ağabey istişarede nasıl bir yol takib ederdi? Istişare konusunda neler söylerdi, tavsiye ederdi. Muhtelif zamanlarda bu konularda söylediği bazı yazılı metinlerde olduğu mevzuları ben derledim.

 

 

 

Bir kardeşe yazıdğı bir lahika mektubunda uzun bir mektub bu konuyla ilgili bir parağraf var mesela onunla başlıyalım isterim. Orada ona diyorki:

 

 

 

Fedakar kardeşim,

 

Evvela şunu arz edeyim ki Risale-i Nur hizmeti ve talebeleri mevzuunda herhangi bir mesele olunca benim şahsi fikrimi sormayın.

 

Üstadımız Rehberimiz, Mürşidimiz Risale-i Nurdur.

 

Risale-i Nur ise ölmez, sönmez, şaşmaz ve şaşırtmaz bir Mürşid- i Ekmeldir. Bu Mürşid- i Ekmel başkasından soru sormaya ihtiyaç bırakmaz. Soruları o cevablandırır, müşkülleri o halleder. Eğer ben imani, islami ve Risale-i Nur mevzuunda sorduklarınızı şahsi kanaatime göre cevablandırırsam sizde yedi sekiz Nur tabelesinin şahsi cevabına müracaat etseniz, alacağınız cevablar birbirini te‘kid ve teyid etmeyebilir. Bunu için şahsi fikrimi sormayın.. şahısların şahsi fikirlerine müracaat etmeyin…Herbir cevab birbirinden ayrı olabilir, fakat „ben henüz Risale-i Nur külliyatını ve Mektubları okuyamadım, okusamda bu sorunuzun cevabını bulabilecek derecede değilim, acaba Risale-i Nur ve Lahikaları vehayud merhum ve muaazzez Üstadımız hayattayken buna benzer bir şey sorulmuş ve cevablandırılmış ise işitmedim. Bizim bu meselemize Risale-i Nur ve merhum Üstadımız Hazreti Bediüzzaman ne emrediyor“ tarzında meşveret edeceğimiz nur kardeşlerimizin reylerine bu tarzda müracaat etseniz, kanaatlerin birbirine tetabuk ettiğini, uydugunu veya birbirine yakın olduğunu göreceksiniz.

 

Işte istişarede en önemli bir temel taş, tarz yani..işte bu suretle yani aradıkları şeyleri öğrenmek ve bulmak için Risale-i Nur u esas yapan Nur talebeleri Risale- i Nurun meslek ve meşrebine ve merhum Üstadımızın muamelatına muvafık olarak Hizmet-i Nuriyede muvaffak olurlar. Bunun için sizde öğrenmek ve amel etmek çırpındığınız mevzuu Risale-i Nurdan arayınız. Orada çok mükemmel bir surette o mevzuu hakkında sorduklarınızın cevabını bulacaksınız.

 

 

Üstadımız hizmetlkarları olarak bizim meşveret tarzımız şudur:

 

Biz Nur erkanları toplanırız, meşveret edeceğimiz zaman toplanırız mevzuu ortaya koyarız.Herkez Üstaddan Risale-i Nurdan mevzuu hakkında hatırına geleni söyler. (Bak şahsi kanaatlarına müracaat etmiyorlar..) yani Ütsadımızın meslek ve meşrebin en uygun şeklin tesbitine çalışılır. Neticesi meşveretin kararı olur.

 

 

 

Meşveretin asli gaye ve vazifesi Üstadımızın meslek meşreb ve tarzın tesbiti ile ona imtisalen hizmet-i Kur‘aniye ve imaniyede çalışmaktır. Meşveretin asli unsuru budur. Risale-i Nurun hocası Risale-i Nurdur. Başkalarından desr almaya muhtaçdeğildir. Risale-i Nurun manevi dersi vardır. Derslerinden bir manevi ciheti vardır. Ilmi cihet tekrar edib okudukca açılır… Üstadımız buyuruyor ki kendini kusursuz bilen kusurludur. Bu kudsi beyandan ve Ders-i Kur‘aniyden başka beyana ihtiyaç yoktur. Fakat gaflet ve ülfet bizde galebe çalışmışdır ihtimaliyle bazı asar-ı muteberdende nakil yapacağız.

 

Istişare olunan zat mutemendir, istişare olundukca kendi nefsi için arzu ettiği hayırlarıkendisiyle istişare edenlere sevimli demekdir. Istişare olunacak zat emniyet-i kamileyle mevsuf olmalıdır demektir.

 

Arzu- yu nefsaniyesini, zaaflarını, indi ve şahsi anlayınşnı bilerek Üstadın tarzı diye dayatan fesad ile istişare etmeyiniz. Onlar bir Reye malik değildir. Meşveret zaaflarla yapılmaz. Zayıflarla yapılan meşveret onlara makam vererek tarafdar toplamak içindir. Bunu yapan hilekar zor günlerinde yar, iyi günlerinde yüzüne bile bakmaz. (Ölçü veriyor işte.) Meşverette fikirler mehazın kudsiyetine istinad etmelidir..

 

 

 

(Bu okuduklarınız Zübeyir Ağabeyin notları mi?)

 

 

 

(Evet Zübeyir Ağabeyin dersleri , yazılı metinleri, muhtelif zamanlarda muhtelif surette söyledikleri ölçüler bunlar. Nur dairesi bunları ilk defa duycak..)

 

 

 

Bizim mehazımız Üstad ve Risale-i Nurdur. Samimi ve halis nur talebeleri… (bu şartları çok zaman kullanıyor..dikkatimi çekiyor benim..) Bunu esas alır. Yanılmış veya yanıltılmış veya Meslek-i Nuriyeden uzaklaşmış, hala nurculuk kimliğini üzerinde taşıyan şeytan fikirli fitneci ise, Risale-i Nurun meslek meşreb usul esallarına uymayan tasavvurlarını hayata geçirmek için maksadını gizleyip, meşveret müessesesini kullanma cihetine gider, alet eder. Ehl-i Hizmet Risale-i Nura hakim bir kardeş, „bu Risale-i Nura uygun değildir“ dese..hemen cevab verir : „Meşveretle karar aldık..“ Meşveretle karar aldı, ama iştirak edenler ehliyetsiz, fikirleri kitaba aykırı, usul ve esaslara aykırı meslek ve meşrebe aykırı Üstadın tarzına aykırı.. bazıları tarafdar kazanmak için Risale-i Nur külliyatına hakim reyinde ehil ve mütehassıs olmayanları çağırırlar. Güya onlara değer veriyor. RÜŞVETTİR. Reyinde mütehassis ehil olmayanlarla meşveret olurmu? Böyle bir meşveret heyetinin meşvertinden hayırlı bir sonuç çıkmaz. Böylelerle meşverte ihtiyac duyanların tarzları yanlış . Eğer saf değillerse niyetleri sakattır. çağırdıklarını kullanır işi bitince silkeler atar. Meşveret perdesi altında amaclarına hizmettir. çağırdıklarını kendinelerine ve amaçlarına hizmet ettirmektir, onları kullanmaktır. Onlara değer veriyor, görünüb tarafdar toplamak takdikleridir. İhlassızdır. Bu hal Kur‘ana, imana ve Risale-I Nura ve hizmete hizmet olmaz, sadece görüntü olur.

 

Uhrevi semeresi niyete bakar, samimi niyetle gelen kazanır, alet eden kaybeder. Bizi biz yıkarız, bizi haktan ayrılmamız yıkar, meşverete çağırılan düşünmeli, ben kimim, ben neyim, benim kamet-i kıymetim ne, düşünmeli. Risale-i Nura uymayan ahvalde kendini kullandırmamalı. Meşverete çağırılmak enaniyeti okşar. Kendinde bir üstünlük, bir faikiyet hisssi verir. Desise-i Nefsaniyedir. Kemalt sahibleri, siddikinler böyle meşveretlere iştirak etmekten korkarlar. Bırak, koşarak gitmeyi, korkuyarlar(..kim?) Kemalat sahibleri sıddikinler. çünkü alınan kararlarda hissesi ve Mes’uliyet-i Maneviyesi vardır. Üstad ve Risale-i Nura dayanmayan ona uymayan kararlarda meşveret için size sorsalar, “bilmiyorum” deyin (bizlere soylemişti o zaman)..zeki ise, Üstadin tarzı meşveret edilmez, ona ittiba edilir olduğunu anlarlar…

 

Üstadımız meşverette muhtaç bir mesele bırakmamıştır. Üstadım Bediüzzaman Said Nursi Risale-i Nur eserlerinde ve Lahika mektublarında Risale-i Nurun meslek ve meşreb düstur ve esaslarınıvazıhan ve mücmelen vaz ve beyan etmiştir. Nur Risalelerini ve Lahikalarıdevamlı okuyarak bilhassa ve bilhassa ameli ve tatbiki hakikatlerini tedib, halen, kalen, fiilen ve kalemen bu kurani düstularla amel ederse veya amil olmaya cehd ederse, ihlasla kurani, imani ve mücahidane nur hizmeti olan Risale-i Nur hizmetinde ömrü boyunca muvaffak olur, ve bu muvaffakiyetinde bilerek veya bilmeyerek herhangi bir vartaya düşmez.

 

Sair şeylerin usulleriyle ( ictimai , siyasi , parti dernek , cemiyet, vakıf..) , hatt-ı hareket etmek varta-yıazimiyle faaliyete yönelerek ömür dakikalarınızayi etmez ve ettirmez. Biz ancak Üstadımız nasıl yapmış, Risale-i Nurda nasıl var diye bunu tesbit edip Risale-i Nurda ve Üstadımızdan gördüklerimzi ve ders aldıklarımızı Üstadımızın meslek ve meşreb edindiklerini amel etmek uygulamaktır., bu talebeliğin şenidir. Üstada aidiyetinde şek varsa, onu meşveret edebiliriz. Onun icin bir araya gelebiliriz. şüphe varsa Üstada ait olup olmadığı.

 

Hal ve istikbalkde Nurun intişar ve inkişafında istimal edilecek temel tarzından gayr-i ihtiyac duyulan vasıtalarda Nurun meslek ve meşreb usul ve esas, tarz ve duruşlarıyle ayniliğini ve onlara uygunluğunu bazıları Risale-i Nurdan okuyarak ve Üstadın hayatında göremeyebilir. Bu takdirde Üstadımızın yanında ve en yakında hizmetinde bulunan hususi ve umumi hal ve ahvaline meslek ve meşrebine bizzat şahid ve vakıf olan, onun tah-ı terbiyesine yetişmis ve ondan ders almış Nurun sadık ve sıddık Rükünlerine Risale-i Nurda ve Üstadımızın hayatında nasıl diye sorub öğrenebilir. Ancak bunlarda fanidir. Ahirete intikalleriyle istikbaldeki nesiller için bu müracat mümkün olmaz. Baki olan Risale-i Nurdur. Risale-i Nuru okuya okuya istidatlarını ve kabiliyetlerini inkişaf ettirerek, onda açık göremediklerini Nurun umumi düsturlarına kiyas ederek görüb müşkillerini giderebilirler.

 

 

 

Şura nasıl yapılacak?

 

Risale-i Nurda iman ve kuran hizmetinin temadisi için Uhuvvet ve tesanüdün muhafazası şarttır. Bunun için muğlak ..tereddutlü meseleler meşverete muhtaç ise dairemizde bir kısım değil umumi Umur-u Nuriyeye tedbir.. eden Ağabey ve Kardeşler bir araya gelir. Bu mesele Risale-i Nurda nasıldır? Üstadın hayatındaki tatbikatında ne şekildedir? Diye Risale-i Nur ve Üstada dayandırarak Üstadımızın muradına ve reyine en uygun olanını bulub tereddüdleri giderirler, uhuvvet ve tesanüdlerini muhafaza ederler, Üstadimizin reyi ve rızasıda orada tecelli eder.

 

Değilse Üstadın tarzı meşveret edilmez. çünkü hayat ve uygulamalarıyla sarih ve nettir. Tevil ve yoruma da muhtaç değildir. Risale-i Nurun meslek ve meşrebi meşveret edilmez, amel edilir. Bir grubun aldığı, zaaflaarının öne çıktığı kararlar şura nın kararları değildir. Bütün yanlışlıklar fasit tevillerden, zorlamalardan doğuyor. Yoksa Mana-i Murad, hüsnü niyet ve sıdk ve sadakatla Üstadımızın meslek ve meşrebine ve tarzına ve dersine müteveccih olanlara açıktır. Buna ragmen tevil, tevil-i fasidane-i fahişanedir.

 

Yanlızda kalsak, bütün dünya aleyhimizede dönse FARZI MUHAL Bütün Nurcularda istifa etse, yine Nurun meslek ve meşrebinde devam ederim ve devam etmek.. Üstadın tarzında uhuvvet, Üstadın tarzında tesanüd Üstadın tarzında hizmet, Nur talebesi nurun meslek meşreb tarz ve dusturlarında birlik ve beraberliği uhuvvet ve tesanüdü muhafazaya, yaşatmaya ve geliştirmeye kendini mecbur ve talebeliğin şe`ni bilir.

 

Üstadın usul ve tarzından kopanlarla beraberlik uhuvvet ve tesanüd yapılmaz. Böylelerle beraberlik uhuvvet ve tesanüd olmaz, eğer olursa bu Üstadtan ve tarzından ayrılıktır. Üstadımızın kurani ve imani dersleri olanRisale-i Nur ile imanını kurtaran bir Nur talebesi Üstadına ve Risale-i Nur ve tarzına ihanet etmez. Böyle bir duruma düşmekten ve ihanet edenlerle beraber olmakdan titrer ve titremelidir ve titremeliyiz.

 

Zübeyir Gündüzalp